banner47

Fevzi Doğan cinayetinde şok gelişme

Bombalı Suikasta kurban giden Başkan Doğan’ın cinayet zanlısı 11 yıl sonra itiraf etti.

banner8
Fevzi Doğan cinayetinde şok gelişme
banner17

Atakent Beldesi Belediye Başkanı Fevzi Doğan’ın cinayeti 11 yıl sonra aydınlanıyor mu?

Bombalı Suikaste Kurban giden Başkanın katil zanlısı 11 yıl sonra yargılanıyor.

 

Bombalı suikast sonucu öldürülen Atakent Beldesi Belediye Başkanı Fevzi Doğan'ın katil zanlısı olarak hakkında ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istenerek dava açılan 33 yaşındaki Yusuf Kılbaş'ın yargılanmasına başlandı.

Kılbaş'ın kendisini azmettirdiği ve yardım ettiğini ileri sürdüğü 4 kişi hakkında da suç duyurusunda bulunuldu.

Atakent Belediyesi Başkan Fevzi Doğan, 26 Mayıs 2005'de bahçesine bırakılan bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetti. Fuhuş mafyasına meydan okuyan Doğan'ın uzun yıllar katil veya katillerine ulaşılamadı.

 Gasp ve uyuşturucu suçlarından 40 yıl hapis cezasına mahkum olan ve halen Ermenek Cezaevi'nde yatan hükümlü Yusuf Kılbaş, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdiği mektupta Fevzi Doğan'ı tatil köyü ruhsatına engel olduğu için bombalı tuzak kurarak öldürdüklerini ile sürdü. İddia üzerine Kılbaş, Atakent'e getirildi ve keşif yaptırıldı ardından da Fevzi Doğan'ı öldürme suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle Silifke Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.

İDDİANEME HAZIRLANDI

 Soruşturmayı yürüten savcı Metin Yıldırım, yeni gelişmelerle geçtiğimiz haziran ayında Yusuf Kılbaş hakkında ağırlaştırılmış ömür boyu hapis istemiyle iddianame hazırladı. Savcılığın hazırladığı 4 sayfalık iddianamede şüpheli Kılbaş’ın yıllardır değişmeyen istikrarlı beyanı dikkate alındığı vurgulanarak, “Eylem tarihinde Belediye Başkanı Fevzi Doğan’ın daha önce tasarlanarak olay yerine bırakılan parça tesirli A.B.D M26 model el bombası olduğu belirlendi. Kasten öldürme eyleminin işlenmesi için Yusuf Kılbaş’ın daha önce keşfini yaptığı olay mahalline içinde el bombası olan paket şeklindeki düzeneği bıraktığı, maktulün de olay günü kendisine ait olan limon bahçesine gittiği, bu sırada bahçe içine daha önce şüpheli tarafından bırakılan el bombasını alarak kontrol ettiği ve bu sırada el bombasının patladığı ve maktulün hayatını kaybettiği” denildi.

SAMİMİ İTİRAFLARDA BULUNDU

İddia üzerine Yusuf Kılbaş hakkında ‘Ömür boyu hapis’ cezası istemiyle Silifke Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan dava başladı. Davanın ilk duruşmasına getirilen Yusuf Kılbaş verdiği ifadesinde şunları söyledi:

“Ben bu konuda ayrıntılı ifadeler ve dilekçeler vermiştim. Orada da belirttiğim gibi Ö.Ü. F. S ve A.T. nin yönlendirmesi ve azmettirmesi ile maktulü önce tabancayla öldürmek için takip ettim. V. K. ile A,T, büyük bir tatil köyü yaptıracakmış, ruhsat için başkan 250 bin dolar rüşvet istemiş. Öldürmeye karar vermişler. T.'ye ait T. Motel'in işletmesini 5 yıllığına bana vermeleri karşılığında anlaştık. Bir hafta tabancayla vurmaya çalıştım. Olmayınca bahçesine bombalı paket bıraktım. Onlar da Fevzi Doğan'ı arayıp, ‘İstediğin 250 bin doları bahçeye bıraktık' demişler. Başkan paketi açınca bomba patlamış. Bana verilen sözler yerine getirilmedi. Bıraktığım bomba paketinde maktul para olduğunu zannediyormuş. Bana öyle söylediler. Bu paketteki bomba açma düzenekliymiş maktul açınca da bomba patlamış ben patlama anında orada değildim, bu şekilde Fevzi Doğan’ı öldürdüm. Bu bombayı da o dönem Erdemli İlçe Jandarma Komutanlığında görev yapan Astsubay A,S. Getirdi.”

DURUŞMADA TEŞHİS ETTİ

Mahkeme heyeti sanık Yusuf Kılbaş’ın, suçladığı ve tanık olarak dinlenen A. T ile yüzleştirilirken, “Olay tarihinde Fevzi Doğan’ı öldürmem için beni azmettiren, otelinde ağırlayan ve ismini verdiğim Ö.Ü, F.S. ile bu işleri planlayan bir kısım kişilerle de bana yardım eden A.T. şu an huzurda bulunan A.T.’dir’ diyerek teşhis etti.

SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİLER

Duruşmada tanık olarak dinlenen motel sahibi A.T., ifadesinde, "2006 yaz aylarında, Yusuf Kılbaş'ın kendisinden kiraladığı evde gasp suçundan yakalandı. İddia edildiği gibi Fevzi Doğan'ı öldürmek için azmettirmedim. Atakent'te bir tatil köyü ya da bir gazino açma fikrim olmadı. Bu iddiayı kabul etmiyorum" dedi.

 Suçlanan F.S. de iddiaların asılsız olduğunu öne sürerek, "O dönem nikahsız yaşadığım ve bir süre önce yaşamını yitiren Ö. Ü., sanığı işlettiğim markete getirip çalıştırmaya başladı. Daha sonra ablamın evini soyup altınlarını çaldı, bu nedenle şikayet ederek yakalattım. Bu nedenle bana iftira atıyor, suçlamaları kabul etmiyorum" diye konuştu.

2006’DA CEZAEVİNDEYDİM

 Mahkemede dinlenen tanıklara karşı beyanı sorulan sanık Yusuf Kılbaş ise, “Her ikisi de yalan söylüyor. Onların iddia ettiği gibi 2006 yazında bu olaylar olmadı. 2005’in mayıs ayında olay oldu, mayıs ayının sonunda cezaevine girdim. Tanıkların iddia ettiği gibi 2006’da tanışmam ve bana iş vermeleri mümkün değil. Doğruları söylemiyorlar” dedi.

Duruşmaya son veren mahkeme A.T., F.S., A.S. ile D.O. hakkında 'Adam öldürme, azmettirme yardım ve yataklık' suçlarından Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunmasına karar vererek, duruşmayı erteledi.

PERDE ARKASI HALA SIR

 Duruşmaya katılan Fevzi Doğan’ın oğlu Ahmet Doğan ise şu değerlendirmede bulundu:

“Aradan 11 yıl geçtikten sonra bu zamana kadar duymadıklarımız ve olayın aydınlanması yönünde bazı ipuçları yakaladık gibi geliyor. Sanık ve tanıklar arasında çelişkiler var. Bu bir rant meselesinden kaynaklanan bir olaydı. Tabi kullanılan kişiler vardı. Sanırım birbirine düştü, bu adamlar. Olayı saptırma ya da işte aydınlatmaya ulaşanlar var işin içinde fakat gördüğüm kadarıyla çok organize bir şebeke tarafından yapılmış.

Bir rant meselesinden kaynaklanan bir olaydı. Tabi kullanılan kişiler vardı. Sanırım birbirine düştü bu adamlar. Olayı saptırma ya da işte aydınlatmaya ulaşanlar var işin içinde fakat gördüğüm kadarıyla çok organize bir şebeke tarafından yapılmış. Perde arkası hala gizli oraya ulaşılamıyor. O ayakları taşeron olanlar birbirini ele vermeye çalışıyor. İnşallah arkası gelecek gibi görüyorum ben, zaten ilk başta olayın il gününden beri iddia ettiğim şey şu asker bu işin içinde jandarma devletle bağlantılı devletin içine sızmış bir örgüt tarafından yapılan bir eylem. Ama kullandıkları insanlar vardır. İlk defa V. K.’ün buralara geldiğini ve bir proje peşinde koştuğunu duydum. Bunu iddia eden tanıklar çıktı. Zaten böyle bir şey olmasa da bunlar olmazdı diye düşünüyorum. Arkası gelir diye umut ediyoruz. Fakat yargı çok geç işliyor. Dosyaya hakim değiller yani yargının dosyaya daimi bir savcı daimi bir hakimin sahip çıkması gerekiyor. Çünkü sık sık savcılar değiştiği için dosyaya hakim olasıya kadar zaman geçiyor. Tam hakim olduğu sırada adamın tahini çıkıyor. Her yeni gelen dosyaya yeniden hakim olabilmek için patinajdan başka bir şey değil.”

Öldürülen Doğan, 2004'te 3'üncü kez belediye başkanı seçildikten sonra, koltuğuna oturmadan önce yaptığı konuşmada fuhuş mafyasına meydan okumuştu.

 

 

banner19
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner36