banner47

Silifke’de Köy Enstitüleri'nin kuruluşunun 79. yıl dönümü kutlandı

Silifke’de Köy Enstitüleri'nin kuruluşunun 79. yıl dönümü kutlandı

- Bu haber 1238 kez okundu.

banner8
Silifke’de Köy Enstitüleri'nin kuruluşunun 79. yıl dönümü kutlandı
banner17

 

 Atatürkçü Düşünce Derneği üyeleri ile Köy Enstitülerinden mezun öğretmenler , Köy Enstitülerinin kuruluşunun 79. yıl dönümü anısına Atatürk Anıtına çelenk bıraktı.

 

 HABER: ATİKE CEYLAN

Törenin ardından Atatürkçü Düşünce Derneğinde etkinlik düzenlendi. Anıt meydanındaki çelenk sunma töreninin ardından, Atatürkçü Düşünce Derneği’ndeki etkinlikte konuşan ,  Atatürkçü Düşünce Derneği Silifke Şube Başkanı Yüksel Bütün günün anlam ve önemi ile ilgili bilgiler paylaşarak, şunları söyledi ,’’ Cumhuriyetimizin En Sevgili Kurumu Yazıdaki başlığı büyük Devlet adamı İsmet İnönü ,Köy Enstitüleri için kullanmış.3003 yazılı yasa ile 17 Nisan  1940 tarihinde kurulan  Köy  Enstitülerinin  79, yılındayız. Köy Enstitülerinin kuruluş nedenlerini  ararken,Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk’ e kulak verelim. ‘’Bu yurdun gerçek sahibi toplumumuzun büyük çoğunluğunu oluşturan köylüdür. İşte bu köylüler ki bugüne kadar bilgi ışığından yoksun bırakılmıştır.

Bundan ötürü bir yandan bilgisizliği gidermeye çalışırken öte yandan yurt çocuklarını toplumsal ve ekonomik alanlarda etkin  ve üretken kılmak için gerekli olan bilgileri uygulatarak öğrenme yaklaşımı ulusal eğitimimizin temelini oluşturmalıdır. Yedi asırdan beri cihanın dört köşesine sevk ederek kanlarını akıttığımız kemiklerini yabancı diyarda bıraktığımız ve yedi asırdan beri emeklerini ellerinden alıp israf eylediğimiz ve buna mukabil daima tahkir ve tezlil ile aşağılayarak mukabele etiğimiz ve bunca fedakarlık ve ihsanlarına karşılık nankörlük küstahlık ve cebbarlıkla zorbalıkla uşak menziline düzeyine indirmek istediğimiz bu asil sahibin huzurunda bugün ihtiramla saygı ile hakiki vazifemizi alalım. TBMM.1 MART 1922 Yüce Atatürk’ e göre ‘’Eğitim, siyasetimizin temel taşı bilgisizliği gidermektir.CHP-4.Kurultay -1935 Hal böyleyken sorunun nitel boyutu ne idi ? 1935 Gelindiğinde 40 bin köyden sadece 5400’ünde  o da 3 yıllık ilkokul vardı. Okul açılabilen köylerde gelişmiş  nispeten büyücek köylerdi. Yurdumuzdaki köylerden 32 bininin  yüzde 80 nüfusu 400’den , geriye kalanların ise nüfusu  150’den azdı.

Ayrıca bu köylerde uzak bir çok köy altı yerleşim birimleri vardı. Köyler yoksul,ısız,bitkin, devlete güvenmeyen,ürkek insanlarla doluydu.

17 Nisan 1940 tarih ve 3803 sayılı Köy Enstitüleri  kanunu  şöyle der.’’Köy öğretmeni ve köye ve köylüye yarayan diğer  meslek  erbabına  yetiştirmek  üzere,ziraat  işlerine elverişli arazisi bulunan yerlerde Maarif Vekilliğince  Milli Eğitim Bakanlığınca  Köy Enstitüleri açılır.

Köy  Enstitülerinin görevi sadece köy öğretmeni yetiştirmek değildir. Enstitüleri açılır. Köy Enstitülerinin görevi sadece köy öğretmeni  yetiştirmek değildir.Enstitüler,tarım,sağlık,teknik eleman,kooperatifçilik vb. alanların da da köye yarayacak değişik düzeyde ‘’meslek erbabı ‘’yetiştirecekti.Yine  yasada köy  enstitüsü mezunu öğretmenler  atandıkları köylerin her türlü öğretim ve eğitim işlerini görürler.

Ziraat işlerinin fenni bir şekilde yapılması için bizzat meydana getirecekleri  örnek tarla, bağ  ve bahçe ,atölye gibi tesislerle  köylülere  rehberlik eder ve köylülerin bunlardan yararlanmalarını sağlar.‘’ M d. 6 Köy Enstitülerinde  eğitim –öğretim her mevsimde ve günün her saatinde vardır. Eğitim geceleri nöbetlerle  yaz aylarında tarım iş ve başka etkinliklerle sürerdi.

Enstitülerde  klasik eğitim kurumlarından farklı olarak eğitim içinde üretimde yapılmaktaydı.

Böylece öğrenciler ilerde örnek alacaları köy yaşamının tüm gerekleri dikkate alınarak yetiştirilmekteydi. Her öğrencinin yılda 1.5 ay izin kullanma olanağı vardı. Cumhuriyetimizin bu en sevgili kurumunu Halkevleri gibi ne yazık ki yaşatamadık. Gerek içeriden gerekse dışarıdan gelen baskılara dayanamayıp kapatıldılar. Enseyi karartmayalım.İnsanlık hep ileri gitmiştir.

Tarihin tekerleğini geriye çevirmek kimsenin ellinde değildir. Anadolu aydınlanma ocakları çağdaş şekliyle bir gün yeniden açılacak ve güneş gibi doğacaktır. Yeter ki umudumuzu ve çabamızı eksik etmeyelim.’’

 

banner19
İlgili Galeriler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner52