banner47

Kanserle İlgili Konferansa Büyük İlgi Gösterdi

Kanserle İlgili Konferansa Büyük İlgi Gösterdi

banner8
Kanserle İlgili Konferansa Büyük İlgi Gösterdi
banner17

Silifke’de “Meme Kanserinde Erken Teşhis ve Güncel Tedavi Yöntemleri” konulu konferans düzenlendi.

Farkındayız ve kanseri yeneceğiz; Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ahmet Dağ, “Meme Kanserinde Erken Teşhis ve Güncel Tedavi Yöntemleri” konulu konferans verdi

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Dağ 1-7 Nisan Kanser Haftası Etkinlikleri çerçevesinde konunun daha fazla anlaşılması, öneminin vurgulanması ve halkımızda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen konferansta yaptığı konuşmada meme kanseri yaşının çok düştüğünü söyledi.

 

Belediye Kültür Merkezinde “Meme Kanserinde Erken Teşhis ve Güncel Tedavi Yöntemleri” konulu konferansa, Mersin Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Dağ, Silifke Sağlık Müdürü Dr. Yüksel Eren, Dr. Fidan Sayar, Kanser Şube Müdürü Hülya Sadıkoğlu, Toplum Sağlığı Merkezi çalışanları ve vatandaşlar katıldı.

FARKINDAYIZ, KANSERİ YENECEĞİZ

Silifke Sağlık Müdürü Dr. Yüksel Eren, konferansta yaptığı konuşmada, “Kanser, dünya genelinde giderek artan bir sağlık problemidir. Yeni yayımlanan dünya kanser istatistiklerine göre; ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaktadır. Dünya’da toplam 14,1 milyon yeni kanser vakası gelişmiş ve 8,2 milyon kansere bağlı ölüm gerçekleşmiştir. Kanserde benzer seyir devam ettiği takdirde 2030 yılına gelindiğinde yıllık 22 milyon yeni vaka ortaya çıkması, yani 2008 verilerine göre yeni vakalarda yüzde 75 artış olması beklenmektedir.

 

Ülkemizde en son yayınlanan verilere göre yılda her yüz bin erkeğin 278’inde, her yüz bin kadının ise 188’inde kanser gelişmektedir. Türkiye kanser insidansı, dünya ortalamasının hafif üzerinde seyrederken, Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika gibi gelişmişlik düzeyi yüksek olan ülkelere oranla kanser açısından hem kadınlarda hem de erkeklerde daha düşük bir hızda olduğu görülmektedir. Ülkemizdeki ilk 5 kanser türü gelişmiş ülkelerle benzerlik göstermektedir. Erkeklerde akciğer kanseri, kadınlarda ise meme kanseri en sık görülen kanser türleridir. Verilerimize baktığımızda kanserde geçmiş yıllarda görülen artış hızının durağanlaştığını görmekteyiz. Elbette kanser kayıtlarındaki düzelme bunun en önemli sebebi olsa da, tütüne bağlı kanserlerde erkeklerde azalma trendi de görülmeye başlandı. Küresel düzeyde her yıl 12 milyondan fazla insanın kanser olduğu bir dönemde, sorumluluklarımızın bilincinde olarak kansere karşı hep birlikte mücadele etmekteyiz. Çünkü biz farkındayız, kanseri yeneceğiz” dedi.

NORMALDE MEME KANSERİ SAPTANMA YAŞI 50’DİR.
ANCAK ARTIK GÜNÜMÜZDE 30’LU, 20’Lİ YAŞLARDA SIK GÖRÜLMEYE BAŞLADI
 

MEÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Dağ, artık her 8 kadından birinde meme kanserinin görüldüğünü ifade ederek, “Normalde meme kanseri saptanma yaşı 50’dir. Ancak artık günümüzde 30’lu, 20’li yaşlarda sık görülmeye başladı. Hatta 15 yaşında kanser olmasa da memede büyük kitlelere yol açmış iyi huylu tümörler görmeye başladık” dedi.

TÜRKİYE’DE HER YIL YAKLAŞIK 30 BİNİN ÜSTÜNDE YENİ VAKA BİLDİRİLİYOR

Meme kanseriyle ilgili açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Ahmet Dağ, meme kanserinin kadınlarda görülen en sık kanser türlerinden biri olduğunu ifade etti.

 

Eskiden 12 kadından birinde görülen meme kanserinin artık her 8 kadından birinde görüldüğünü kaydeden Dağ, “Bu sayı giderek artıyor. Hem yaş aralığı düşme şeklinde hem de her yıl yeni vaka sayısı artıyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 30 binin üstünde yeni vaka bildiriliyor. Rakamlar dünyada da aynı şekilde doğudan batıya gittikçe bu rakamlar artıyor” ifadelerini kullandı.

 ÇOCUK DOĞURMA YAŞININ 25’İN ALTINDA OLMASI CİDDİ ANLAMDA KORUYUCU

 

Doğu illerinde meme kanseri vakalarının az görüldüğünü vurgulayan Dağ, “Bunda tabi sosyoekonomik düzey arttıkça en önemli konulardan biri olan doğurma. Genelde batılı ülkelerde doğurma daha geç yaşta olduğu için bu da suçlanabilecek etkenlerden birisidir. Beslenme türü etkili olabiliyor. Batıda yine çalışan kadın sayısı fazla ve emzirme daha az oluyor. Koruyuculuk için en az 12 ay emzirme gerekiyor ama çalışan bir bayanın 6 aydan fazla emzirmesi mümkün olmuyor. Çocuk doğurma yaşının 25’in altında olması ciddi anlamda meme kanserinden koruyucu. Batıya gidildikçe doğurma yaşı ilerledikçe meme kanseri riski otomatikman artmış oluyor” diye konuştu.

 

ARTIK 30’LU, 20’Lİ YAŞLARDA MEME KANSERİNİ GÖRMEYE BAŞLADIK 

Normalde meme kanserini saptama yaşının 50 olduğunun altını çizen Dağ, “Türkiye’de artık 40’lı yaşlarda benim çok fazla hastam var. Artık çoğunluğu bu grup oluşturmaya başladı. Bunun yanında 40 yaş altı normalde çok gözükmez derken 30’lu, 20’li yaşlarda hastalar sık görülmeye başladı. Hatta 15 yaşında kanser olmasa da memede büyük kitlelere yol açmış iyi huylu tümörler görmeye başladık sıklıkla. Yaş ortalaması giderek düşüyor. Tam olarak ispatlanamamış ama organik beslenme, hormonların etkisi ve stresli yaşam bunları tetikliyor. Erken yaşta görülme sıklığındaki artıştaki 2. faktör teknolojinin gelişimini ön görebiliriz. Artık erken teşhis olduğu için, hasta semptom vermeden taramalar yapıldığı için de erken yaşta artmış gibi gözüküyor olabilir. Yine erken teşhis önemli. Olabildiğince erken doğurma ve emzirme öneriyoruz. Tabi ki 6 çocuk doğurup, 8 çocuk doğurup 2 yıl emzirdiği halde meme kanseri olan hastalarımız var. Burada hastalar neden benim başıma geldi diyebiliyor. Tabi yüzde 80 hasta ailesinde hiç öykü olmadan başvuruda saptanıyor. Her zaman genetik sorumlu olmuyor” şeklinde konuştu.

 

ERKEKLERDE DE MEME KANSERİ GÖRÜLEBİLİR 

Az oranda olsa da erkeklerde de meme kanserinin görülebileceğine dikkat çeken Dağ, “Şimdi erkek memesinde lobil olmadığı için kanaldan gelişen meme kanseri türü gelişiyor. Burada sıkıntı şu. Meme dokusu hemen kasın üstünde olduğu için damarlara yakın olduğu için çok hızlı ilerliyor. Erkek meme kanseri biraz dezavantaj. Yine kitleyle başvuruyor hastalar ama burada kitleler hızlı büyüyor hızlıca koltuk altına ardından diğer organlara sıçrayabiliyor. Tedavi basamakları yine aynı şekilde. Yine önce cerrahi. Erkekte tabi memeyi çok koruyama çalışmıyoruz. Ama koltuk altına sıçradığı için genelde koltuk altının alınması gerekiyor. Çok büyük ihtimalle ışın ve kemoterapi gerekiyor bu hastalara. Yine erken teşhis önemli. Memede kitle erkekte 18-20’li yaşlarda görülebilir. Burada bize telaşla geliyor hastalar. Genelde 20’den sonra küçülüyor bu kitleler. Aynı büyümeler 60’lı yaşlarda da görülebiliyor ama bu büyümeler iki taraflı oluyor ve tam kitle olarak gözükmüyor” ifadelerini kullandı.

 

banner19
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner36