Milliyetçi Hareket Partisi Silifke İlçe Başkanlığı tarafından 16 Nisan Pazar günü yapılacak referandum öncesi bilgilendirme toplantısı yapıldı.
HABER: ATİKE CEYLAN
1982 Anayasasının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren tartışma konusu olduğunu, bu tartışmalardan birinin de hükümet sistemi üzerinde çokça yapıldığını, mevcut sistemin ilk halinde bir tarafta başbakan ve bakanlar kurulu diğer tarafta cumhurbaşkanının olduğu çift başlı bir yürütme yapısı içerisinde Cumhurbaşkanına klasik bir parlamenter sistemden çok daha fazla yetkiler verildiğini ve fakat vatana ihanet suçu dışında hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, 1991 yılındaki Hıyaneti Vataniye Kanunu'nun yürürlükten kalkması ile artık cumhurbaşkanının hiçbir sorumluluğunun olmadığını, bu çift başlı yapıda yetki ve sorumluluk dengesinde cumhurbaşkanı lehine bir orantısızlık olduğunu ve bunun hükümet etmede ülkeyi krize sokan durumlara düşürdüğünü belirtti.
Ercan, konuşmasının devamında, CHP'nin sebep olduğu 367 krizi ile başlayan sürecin 2007 senesinde cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin kabul edildiği ve çift başlı yürütme yapısına bir de çifte meşruiyet sorunu eklendiğini, bunu halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanının göreve başlaması ile birlikte 2014 yılından sonra ülkenin açıkça hissetmeye başladığını ve cumhurbaşkanının anayasayı ihlal eden bir çok uygulaması ile fiili durum yarattığını kaydederken, ve bu vaziyetiyle sistemin artık anayasal bir belirsizlikten kaynaklı karmaşa ve krizlere gebe olduğunu söyledi.
‘Aslında bugün yapılan bir sistem değişikliği değil sistemin netleştirilmesidir’ diyen Ercan 2007'de CHP'nin yol açtığı 367 krizi neticesinde cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi sonucunu doğuran bu sistem belirsizliğinin artık kaçınılmaz ve doğal bir sonucu olarak bu netleştirmeye ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanlığı sistemi ve MHP'nin teklifi ile artık Cumhurbaşkanının her türlü suçtan sorumlu tutulabileceğini belirtti.
TÜRKÇEMİZİN BULUNDUĞU İLK 4 MADDEYE İLİŞKİN BİR DEĞİŞİKLİK YOK
Anayasa değişikliği ile ilgili iddialara da cevap veren Ercan, rejim değişikliği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, devletin rejiminin 1923'ten buyana Cumhuriyet olduğunu bunun ise Anayasanın 1. maddesinde yer aldığını, 18 maddelik değişiklik metninde 1. maddeye ve hatta değiştirilemeyecek değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek Türklüğün, Milli ve Üniter devlet yapısının, Türkçemizin bulunduğu ilk 4 maddeye ilişkin bir değişiklik içermediğini belirtti.
Ercan, ayrıca tek adamlığa geçildiği iddiaları ile ilgili olarak da bu iddianın gerçek olabilmesi için yasama ve yürütmenin tek adamda toplanması gerektiğini, buna kuvvetler birliği dendiğini ancak cumhurbaşkanlığı sisteminin kuvvetler ayrılığına dayalı bir sistem olduğunu belirtti.
Yine mevcutta başbakan ve bakanlar kuruluna tanınan kararname çıkarma yetkisinin artık yürütme organının cumhurbaşkanı olması nedeniyle cumhurbaşkanına tanındığını, lakin mevcut sistemde kanun hükmünde olan bu yetkinin cumhurbaşkanına tanınırken sınırları net olarak çizilmiş ve yargı denetimine açık olduğu ve kanun hükmünde olamayacağını ifade etti.
Cumhurbaşkanının meclisi fesih edebileceği iddialarına da cevap veren Ercan, ‘bu yetkiye anayasada fesih değil, seçimlerin yenilenmesi adı verilir’ diyerek mevcut sistemde zaten bu yetkinin cumhurbaşkanına verildiğini, ancak meclisin karşılıklı olarak bu yetkiye sahip olmadığını ve bunun bir yenilik olduğunu ve bazı iddiaların aksine bu yetkisini kullanmaya karar verecek olan cumhurbaşkanı veya meclisin kendi varlığına da son vereceğinden ve bu davranışı ile yeniden seçmen önünde hesap vermesi gerekeceğinden öyle alelade kullanılamayacak bir yetki olduğunu vurguladı.
KANUN TEKLİFİ VERME VE KANUN YAPMA YETKİSİNİN MECLİSİN TEKELİNDE OLACAK
Artık yasama ve yürütmenin daha net bir şekilde ayrıldığının altını çizen Ercan, yasama organının da yürütme organının da ayrı ayrı ve doğrudan halk tarafından seçileceğini, cumhurbaşkanının mevcut sistemde olduğunun aksine kanun teklifi verme yetkisinin olmadığını, kanun teklifi verme ve kanun yapma yetkisinin ise meclisin tekelinde olacağının altını çizdi.
Ayrıca meclisin çıkaracağı bir kanunla da cumhurbaşkanının kararnamelerini devre dışı bırakacağını ilave eden Ercan,, bu durum da iddia edildiğinin aksine TBMM'nin yürürlükteki anayasadaki konumundan daha güçlü bir hale getireceğini belirtti.
Ercan, 15 Temmuz gecesi cesaret ve kararlılığı ile darbe girişiminin karşısında demokrasinin yanında net ve hesap yapmayan bir tavır gösteren MHP Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin, bu duruşunun darbenin seyrini değiştirdiğini ve bu duruşun verdiği cesaretin yaktığı milli ateş ile Türk Milleti’nin darbeye geçit vermediğini belirtti.
CHP ANAYASASININ İLK 4 MADDENİN DEĞİŞMESİ İÇİN TEKLİF VERMİŞTİR, BU ARŞİVLERDE AÇIK VE NET
Milliyetçi Hareket Partisi’nin yarım asırlık siyasi çizgisinin net olduğunu ve hiç değişmediğini ve bu çizginin temel ilkesinin "önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben" anlayışı ile sürdüğünü ve bu anlayışa 15 Temmuz’dan sonra ne kadar ihtiyaç duyulduğunun milletçe anlaşıldığını ve yakın bir geçmişte kendisinin de MHP adına görev aldığı 24. Dönem Anayasa Uzlaşma Komisyonuna verilen tekliflerin hepsinin arşiv olarak halka açık olduğunu beyan eden Ercan, ‘O dönem CHP de dahil tüm siyasi partilerin Cumhuriyetimizin, milli ve üniter yapımızın, Türklüğümüzün, bayrağımızın, Türkçemizin olduğu ilk 4 maddenin değiştirilmesi için teklif verdiği açıkça görülmektedir. İlk 4 maddeyi muhafaza etmeye çalışan tek parti MHP’dir. Dolayısıyla MHP’yi rejim değiştirmekle vatanı milleti satmakla suçlama cüreti gösterenlerin yakın geçmişlerine bakması ve kendilerine çeki düzen vermeleri gerekmektedir.
Ercan, Milliyetçi ülkücü hareketin zihin dünyasında bit tek adam fenomeni bulunmadığını, ülkücü ve milliyetçi hareketin kişi veya kurumlar etrafında toplanan bir zihin dünyası ile işi olmadığını tüm uğraşlarının ülke, devlet ve milletin varlığı ve birliği ile bunların yüceltilmesi olduğunu belirtti.
Ercan, geçmişte olduğu gibi bugün de hiç kimsenin değil Türk Milletinin ve Türk Devletinin yanında olduklarını sözlerine ekleyerek, katılımcılardan pazar günü yapılacak halkoylamasında Millet için, Devlet için Cumhuriyet için Türklüğün bekası için EVET oyu istedi.
MHP Silifke İlçe Başkanı Osman Oğuz ise yaptığı konuşmasında, “Milliyetçi Hareket Partisi bir siyasi partinin ötesinde, bir dava patisidir. Bir sevda partisidir. Sevdamız, Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Ay yıldızlı bayrağın göklerde dalgalanmasıdır. Ezanların, minarelerimizden okunmasıdır. O nedenle Milliyetçi Hareket Partisi söz konusu vatan olduğu zaman , söz konusu Türk Milleti olduğu zaman, söz konusu ay yıldızlı bayrağımız olduğu zaman, taşın altına elini değil, yüreğini ve gövdesini koymuştur. Elbette ki bu Aziz Milletin ve bu coğrafyada kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanları çoktur. Asırlarca bu düşmanlıkları devam etmiştir. Türk Milleti’nin bu düşmanları maalesef içimizdeki işbirlikçiler ile birlik olup, hainliklerini, düşmanlıklarının finalini 15 Temmuz’da yapmak istediler. Ama bu şerefli millet, bu hainlerin kötü emellerine hep beraber dur demiştir. İşte bu nedenledir ki bu 15 Temmuz’un oluşması, maalesef hukuğu, anayasayı çiğneyerek ve bir taraftan da daha çok anayasa ihlal edilsin, daha çok hukuk çiğnensin diye sevinenlerin neticesinde olmuştur. Üç gün sonra, 16 Nisan’da milletimiz, ben inanıyorum ki, en doğru kararı verecektir. Cumhuriyet kurulduğu günden bu tarafa, birçok siyasi parti geldi geçti. O anlı şanlı partiler, birer birer kaybolurken, Milliyetçi Hareket Partisi gönüldaşlarıyla, teşkilatlarıyla, bozkurtlarıyla, Asenalarıyla, dimdik ayakta kalmış ve ayakta kalmaya devam edecektir. Yeter ki biz birbirimizi sevelim sayalım, yeter ki biz Milliyetçi Hareket Partisi’ne sahip çıkalım, destekleyelim. Yeter ki birbirimize güvenelim, inanalım. Gerisi çok kolaydır Allah’ın izniyle inşallah bu şevk, bu yürek bizde olduktan sonra bunu da başaracağız, 16 Nisan’dan sonra da güçlü bir şekilde olmaya, var olmaya devam edeceğiz. Burada olan tüm konuklarımıza teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. ‘’
Toplantıya MHP Silifke İlçe Başkanı Osman Oğuz, MHP Mersin Milletvekili Baki Şimşek, MHP İl Başkan Vekili Adnan Baş, Mersin Ülkü Ocakları İl Başkanı Gökhan Demir, Anamur İlçe Başkanı Ismet Babahan, Erdemli İlçe Başkanı Bekir Özsu , Mut İlçe Başkanı Alparslan Savaş Kır, Silifke Ülkü Ocakları Başkanı Murat Sezer, Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Yahya Yılmaz, Silifke Ülkücü İşçiler Derneği Başkanı Metin Arayci, İl ve İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri,, teşkilat mensupları ve çok sayıda partili katıldı